Ahmet Nazmi Memduh da yeni keşfettiğimiz bir şey var. Ahmet kendisine bağırmamızı dövmek olarak algılıyor.. Geçen gün dokunmaması gereken bir eşyama dokunmuştu. Şiddetli biçimde bağırmıştım bir dahayapmasın diye. Ağlarak annesine gitti. Annesinin dediğine göre demiş ki: Anne Şa Baba beni dödü.. (Tercüme: Anne Şahin Baba beni dövdü
) Oysa elimi bile sürmemiştim. Zaten asla sürmem. Daha poposuna şaka amaçlı bile vurmuş değilim (Allah Vurdurmasında inşallah amin..) Neyse diyeceğim oki..
Çocuklar hassas oluyorlar. Mesala bazı akrabalarım var. Çocuğu acılı seviyorlar. Bayağı canını yakıyorlar. Ama Ahmet bu sevmeler esnasında o kadar cenı yansada ağlamıyor, sadece gülüyor oyun sanıyor. Ama aynı kişiler sert biş şekilde bağırdığı zaman hemen beni dödü diye söylenip ağlamaya başlıyor.
Anladığım o ki: bebkler içinde DİL YARASI kılınç yarasından beter. Üstelikte bağırmayı hiç unutmuyorlar. Bağıranı da 3 4 gün affetmiyorlar. Surat yapıyorlar. Babaları dahi olsa.. Bebek deyip geçmeyin. Sürekli bağırılıp çağırılan bebeklerin ileride kendilerine güveni olmayacağını düşüyorum. Bu tür çocuklar ilride bir iş yaparken her an etraflarından biri bağıracak gibi tedirgin oluyorlar ve girişimci ruhları ölüyor. Bu sebeple onlara her gün bağırıp çağırmak yerine, sadece çok çok önemli konularda bunu yapmak daha iyi. Çünkü çok sık yapmak onların size saygınlığını yitirdiği gibi hr şeye bağırdığınız için artık değeride kalmıyor..
Umarım hiç biriniz bağırmak zorunda kalmazsınız.. Çok Kötü.. 3 5 gün öpmüyoo bile sıpa ya… Küsüyo aklınca..
cocuk dovulmez ama dovenler bır sebebı varkı dovuyorlar.Ama dovulmez cunku adı ustunde cocuk cocuk o kıyılmaz.
soner özdemir
Ağustos 22, 2010 at 12:55 am